Geleceğin Adımları Tübitak Yarışları

ŞARTNAME

DUMAN’A CEFA ÇEVREYE DEV-A
Bir varmış bir yokmuş.Çok da evvel olmayan bir zaman içinde; Yörük köylerinden birisinde saçları kıvırcık,gözleri boncuk akıllı mı akıllı bir çocuk olan Alican yaşarmış.Diğer arkadaşları okuldan gelince bütün gün televizyon izleyip bilgisayar oyunları oynarken Alican daha 11 yaşında olmasına rağmen marangoz olan dedesinin atölyesinde küçük arabalar yapar aynı zamanda da dedesinin işlerine yardımcı olurmuş.
Bir gün köylerine kıyafetleri oldukça pahalı gözüken uzun boylu,suratı asık bir adam taşınmış.Bütün köylülerin “Perili Köşk” ismini taktıkları yıllardır kimsenin girmediği,bakımsız,koskocaman bahçesi olan üç katlı ev, meğerse o adamınmış!Aman çocuklar bir arabası varmış,dillere destan..Arabanın büyükçe tekerlekleri,parıl parıl parlayan camları varmış.Tek kelimeyle mükemmelmiş!Herkesin yanına gitmeye çekindiği adamın evine Alican bütün cesaretini toplayıp gitmeye karar vermiş.Çünkü o arabayı yakından görmezse meraktan çatlayacakmış.Bahçe giriş kapısının önüne geldiğinde ürkmüş ve geri dönmeyi düşünmüş ama tam dönecekken adam aniden kapıyı açıvermiş.Dışarıdan öyle despot göründüğüne bakmayın,adamcağız tam bir insan canlısıymış ayrıca çocukları da çok severmiş.Bizim Alican’la bahçedeki çardağın altında muhabbet muhabbeti açtıkça saatlerce konuşmuşlar.Adam aslında İstanbul’daki bir üniversitede alternatif enerji kullanımı hakıında araştırmalar yapan başarılı bir hocaymış,emekli olunca şehrin kargaşasından uzaklaşmak için köye yerleşmeye karar vermiş.Alican’ın arabalara olan düşkünlüğünü ve oldukça akıllı bir çocuk olduğunu fark eden adam,ailesine Alican’ı şehir merkezinde daha donanımlı bir okulda okutma fikrini ortaya koymuş. Ailesi de bu güzel fikri benimseyip yeni okula kayıt yaptırmışlar.Gel zaman git zaman Alican,el becerisi,kıvrak zekası ve parlak fikirleriyle öğretmenlerinin dikkatini çekmeyi başarmış.Okuldaki laboratuvarda deneyler yapıyor,zaman buldukça kitap okuyor yani anlayacağınız vaktini hiç boşa harcamıyormuş. Ancak bir gün yolda yürürken arabaların arkalarından çıkan dumanı fark etmiş. Bu siyah renkli duman öylesine pismiş ki; insanların öksürmesine, soluk alıp verirken güçlük çekmesine sebep oluyormuş. Öğretmenlerine sordukça bu dumanın canlılar üzerinde daha da kötü etkiler bırakabileceğini anlamış.Egzoz gazı denilen bu pis duman arabaların yakıtı olan petrol yüzünden oluşuyormuş; bitkileri, hayvanları ve insanları zehirliyormuş.Hatta yıllar içerisinde bu gazdan çevreye daha fazla salınım olursa canlıları yavaş yavaş öldürebilirmiş.Bu korkunç şeyleri duyan Alican çok üzülüp korkmuş ancak öğretmenleri bu kötü dumandan dünyayı kurtarmanın bir yolunun olduğunu söylemiş. Eğer çok çalışıp üniversiteye giderse orada duman çıkarmayan elektrikli arabalar yapan mühendislerle beraber çalışabileceğini anlatmışlar.
Alican zamanla büyümüş ve mühendislik fakültesini kazanıp dersler almaya başlamış. Onun gibi düşünen bir sürü arkadaş edinip DUSCART isimli bir takım kurmuşlar. Ve hep beraber egzoz gazı çıkarmayan elektrikli bir araba yapmak için hazırlıklara başlamışlar.Gece gündüz demeden çalışıp bir senenin sonunda güzel kırmızı bir araba ortaya çıkarmışlar.Adını da DEV-A koymuşlar. Ülkenin çoğu üniversitesinde böyle arabalar yapan mühendisler varmış ve bütün bu mühendisleri kontrol eden daha üst yetkili bilim insanları varmış. Onlar TÜBİTAK’da çalışıyormuş ve ileriki yıllarda kullanılması üzere tüm üniversitedeki araçları yarışlara sokup en iyisini seçmek istiyorlarmış.Seçilen en güzel, en doğa dostu araba bir gün her yerde kullanılacakmış.
Ve yarış günü geldiğinde Alican ve arkadaşları çok heyecanlanmış çünkü aylardır bu yarış için çalışıp didinmişler,emek harcamışlardı.Bütün arabalar sıraya girmiş ve yarış başlamış.Arabalar oldukça hızlıymış ve 30 tur boyunca yarışmışlar.İşte o mükemmel an! Kırmızı olan araba DEV-A birinci olmuş. Tüm ekip o kadar mutlu olmuş ki gözyaşlarını tutamamışlar.TÜBİTAK’taki yetkili mühendisler artık bu arabanın seri üretime geçeceğini ve mavi, sarı, yeşil hatta bütün renklerde üretilip dünyayı pisleten arabaların yerini alacağını söylemiş. O günden sonra elektrikli arabalar her yere ulaşmış.Çevre dostu arabalar sayesinde insanlar daha refah bir yaşam süremeye başlamışlar.

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn

Hızlı Ulaşım

image